Türkiye'nin en iyi sağlık internet sitesine hoş geldiniz.

Servikal Smear

Serviks (rahim ağzı) kanserine vajenden alınan sitolojik örneklerdeki kanser hücreleri ile tanı ko­nabilmesi hem bu hastaların tespitinde ,hem de sitolojide çığır açmıştır. 19. yüzyılın başlarından itibaren kanserlerin hücresel (sitolojik) özellikleri üze­rinde gözlemler yapılmaktaysa da, hücreleri inceleye­rek kanser tanısının konabilmesi 20. yüzyılın ilk yarısında gerçekleşmeye başlamıştır.

İlk kez 1927 de Romanya'dan Prof. Aurel Babeş, daha sonra 1928 de ABD den Dr. George Papanicolaou, vajenden alınan smearlerde (yayma) rahim ağzına ait kanser hücrelerini saptamış ve göstermişlerdir. Sitolojik in­celeme ile rahim ağzı kanserleri yanı sıra kanser öncesinde dokuda meydana gelen değişikliklerin de saptanabilmesi tetkikin değerini arttırmıştır. 20. yüzyılın ortalarından itibaren servikal smear in­celemesi tüm dünyada kullanılmaya başlanmış ve giderek yaygınlaşmıştır.

Servikal smear yöntemi, rahim ağzı kanserinin ve öncü lezyonlarının saptanması, kanser kontrolu ve ön­lenmesi alanlarında büyük başarılara yol açarken, tekniğin kendisinden beklentileri de gerçekçi olmayan üst seviyelere taşımıştır. Unutulmamalıdır ki, hiçbir test herhangi bir hastalığı saptamada % 100 oranında doğruluk göstermez ve ayrıca hastalıkların biyolojik süreçleri hastalarda farklı olduğundan tanınma olasılıkları da farklı olabilir.

Tarama programları

• Pek çok ülkede geliştirilen organize tarama program­ları ile rahim ağzı kanserlerinin ve öncü lezyonlarının erken dönemlerde tanınması sağlanabilmiştir. Ancak rahim ağzı kanserlerinden ölüm oranındaki düşüş beklendiği gibi hızlı olmamıştır. Bu durumun neden­leri arasında smear alma tekniğinde yaşanabilen sorunlar, laboratuarlarda taramanın standardize hale getirilmesindeki problemler, tüm populasyona ulaş­madaki zorluklar sayılabilir.

Ayrıca 1960 lardan itibaren serviksin prekanseröz lezyonlarında (rahim ağzında kanser öncesi oluşan değişiklikler) saptanan artış, tarama programlarından beklenen sonuca engel oluşturmuştur.

• Bununla birlikte, servikal tarama programlarında karşılaşılan sorunların ortaya konması ve önemli kıs­mının çözülmesi ile gerçekleştirilen uygulamalarda bu hastalıktan ölüm oranında pek çok ülkede düşüş kaydedilmektedir.

• Sonuçlar tarama programına alınan kadın sayısı ile ilişkilidir. Batı ve kuzey Avrupa ülkelerinde uzun yıl­lardır uygulanan servikal smear tarama programları genellikle 25 veya 30 yaş üzeri kadınları kapsamakta ve 60 ya da 65 yaşına kadar olan kadınlar program kapsamında değerlendirmeye alınmaktadır. Fransa'daki uygulama ile 25-65 yaş arasındaki tarama programında incelen kadınların önemli bir bölü­münde rahim ağzı kanseri veya öncü lezyonlarının saptandığı bildirilmektedir. İsveç'te 23-60 yaş arası tüm kadınlardan servikal tarama programı kap­samında smear alınmaktadır. Kırk yıllık bir periyodda ülkede kanser oranında % 67 lik bir düşüşten söz edilmektedir.

Ülkemizde belli yaş gruplarında tüm kadınları kapsayan ulusal bir tarama programı henüz gerçeklik kazanmadıysa da, pilot bölgelerde ve popu-lasyonlarda başarı ile uygulanmış ve uygulanmakta olan programlar mevcuttur.

• Uluslar arası kriterlere göre, hayatı boyunca herhangi bir dönemde veya halen seksüel aktif olan veya 21 yaşına gelmiş tüm kadınlar yıllık muayene ve servikal smear testi yaptırmalıdır. Ayrıca 30 yaşın üzerinde olan ve 3 kez ardışık yıllık normal muayene ve smear testi sonrasında, hekimin değerlendirmesi uyarınca kontrollerın daha uzun aralarla yapılabileceği belir­tilmektedir.

•  Sağlık Bakanlığı ülkemizde 35-40 yaş arası kadınların en az bir kez servikal smear incelemesi yaptırması gerektiğini bildirmektedir.

Ögeyi değerlendirin
(0 oy)

Yorum yapın

Site İçi Arama