Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."

Kemoterapi nedir?

Kemoterapinin kelime anlamı "ilaçla tedavi” dir. Kemoterapi ilaçları ile tümör hücreleri öldürülür veya tümörün büyümesi durdurulmaya çalışılır. Tedavinizde tek bir ilaç kullanılabileceği gibi birkaç ilaç birlikte kullanılabilir.

İlaçlar Nasıl Etki Eder?

Kemoterapi; hızlıca büyüyen ve çoğalan tümör hücrelerinin büyümesini durdurarak ya da yavaşlatarak etki eder. Kemoterapi ilaçları tümörlü hücreleri öldürürken vücudun normal hücrelerini de etkileyebilir. Bu durum çoğunlukla geçici olan yan etkilere neden olabilir.

Vücudumuzdaki kıl kökleri, mide barsak sistemi ve kemik iliği hücreleri gibi hızlı çoğalan normal vücut hücreleri kemoterapiden en çok etkilenen hücrelerdir. Ancak bu hücrelerin etkilenme düzeyi ilaçlara ve kişiye göre değişiklik gösterir.

Kemoterapinin Amacı Nedir?

Onkolojik hastalığın yada tümörün türü ve gelişme evresine göre değişmekle birlikte kemoterapinin kullanım amaçları şunlardır:

• Hastalığı tedavi etmek,

• Hastalığın yayılmasını önlemek,

• Ameliyat sonrası nüks olasılığını azaltmak,

• Ameliyat veya radyoterapi öncesi tümörü küçültmek,

•Tümörün radyoterapiye duyarlılığı artırmak,

• Hastalığa bağlı rahatsızlıkları/ şikayetleri azaltmak.

Kemoterapi Nasıl Uygulanır?

Kemoterapi ilaçları veriliş yolları:

• Ağızdan tablet veya kapsül şeklinde

• Kas içine veya cilt altına enjeksiyon yolu ile

• Damardan direkt veya infüzyon şeklinde

• Vücut boşluklarına doğrudan uygulama

Tedavide en sık damar yolu kullanılmaktadır, ilaç kısa süre içinde veya günler içinde devamlı infüzyon şeklinde de verilebilir. Bazen kemoterapi uygulaması için iki ya da üç yol birlikte kullanılabilmektedir. İlaçlarınızın nasıl verileceği doktor veya hemşireniz tarafından size anlatılacaktır.

Kemoterapi Nerede Uygulanır?

Kemoterapiyi hastanede yatarak, bir hastanenin ayaktan gündüz tedavi ünitesinde bir medikal onkolog, hematolog veya pediatrik onkolog gözetim ve denetiminde ya da evde alabilirsiniz. Tedaviyi nerede alacağınızı, tedavi şeklinizi, doktorunuzun tedavi politikası ve hastane kuralları belirler. Kemoterapi sonrasında, doktorunuz ve hemşireniz yan etkileri gözleyip gerekli ilaç değişikliklerini yapacaktır.

Kemoterapinin Bir Dozunu Atlayabilir miyim?

Kemoterapi tedavisini doz atlamadan almak gerekir. Ancak bazen yan etki vb. nedenlerle doktorunuz kemoterapi çizelgesini değiştirebilir.

Kemoterapi Uygulaması Sırasında Ağrı Hissedecek miyim?

Kan alma ya da herhangi bir enjeksiyon sırasında hissettiğinizden daha fazla ağrı ya da acı hissetmeyeceksiniz. Bazen ilaç damar dışına sızabilir ve iğnenin takılı olduğu damar çevresinde şişlik, kızarıklık, acı ya da yanma hissedebilirsiniz. Bu normal bir durum değildir. Böyle bir durumda hemen hemşirenize haber vermelisiniz. Çünkü bu durum ilacın damar dışına çıkması sonucu oluşur ve hemen müdahale edilmezse ilerde o bölgede doku hasarı meydana gelebilir. Ayrıca bazen verilen ilaçlara bağlı olarak ilacın verildiği damarda sertleşme, renk koyuluğu ya da ağrı meydana gelebilir.

Tedaviye Aç mı Gelmeliyim?

Tedaviye aç gelmeniz gerekmez, ancak yemeğinizi tedaviden 1-2 saat önce yemiş olmak ve hafif yiyecekleri tercih etmek tedavinizi rahat geçirmenizi sağlayacaktır, isteğinize göre ilaç uygulaması sırasında yemek için kraker, su, meyve suyu veya meyveli şekerler getirebilirsiniz.

Kemoterapi Sırasında Çalışabilir miyim?

İş programlarını kendileri ayarladığı sürece birçok insan kemoterapi süresince çalışabilir. Çalışıp çalışamayacağınız ne tür bir iş yaptığınıza bağlıdır. İşiniz müsaitse kötü hissettiğiniz günler evden de çalışmayı deneyebilirsiniz. Tedavi sırasında mümkün olduğu kadar sosyal yaşantınızı sürdürünüz.

Kemoterapi Sırasında Tatil Yapabilir miyim?

Tedavinizi aksatmamak kaydıyla tatil yapabilirsiniz. Ancak bu durumda mutlaka doktorunuza bilgi veriniz. Size uygun uyarı ve kısıtlamaları öğreniniz. Özellikle tedavi döneminde güneşten korunmanız gereklidir. Kan değerleriniz ve genel sağlığınız uygunsa denize girebilirsiniz ancak havuza girmeniz sakıncalı olabilir.

Başka İlaçlar Alınması Sakıncalı mıdır?

Bazı ilaçlar, kemoterapi ilaçları ile etkileşerek birbirlerinin etkisini bozabilir. Kemoterapiye başlamadan önce evde kullandığınız her bir ilacın ismini, dozunu ve ne sıklıkta aldığınızı doktorunuza veya hemşirenize iletmeniz son derece önemlidir.

Reçetesiz ya da reçete edilmiş tüm ilaçları, vitamini, minerali, beslenme ürünü veya bitkisel ürünü almadan önce doktorunuz veya hemşirenize söyleyin.

Tedavi ve Takip Sırasında Hastanede Nelere Dikkat Etmeliyim?

Tedavi ve muayene günlerinizi asla aksatmayınız. Kemoterapi aldığınız dönemde iki üç aylık periyotlarla muayene olmanız şarttır. Ara değerlendirmeler yapılmadan kemoterapi tedavisine devam edemezsiniz. Doktorunuzla acil durumlar dışında randevulu olarak dosyanızla poliklinik odasında görüşünüz.

Doktorunuza gelirken sormak istediklerinizi bir kâğıda not ediniz böylece hastane telaşı içinde unutmazsınız. Hastaneden ayrılmadan önce bir sonraki randevu zamanını, tedavi ve
muayene sırasında neler gerekli olduğunu sorunuz ve mutlaka randevularınızı alınız.

Tedavi Süresince Yaşanan Olumsuz Duygular

Kemoterapi insanları değişik biçimlerde etkiler. Nasıl hissedeceğiniz; hastalığınızın tipi, kemoterapi türü ve dozu, hastalık öncesi stresle baş etme şekliniz ve aldığınız sosyal desteğe bağlıdır.

Kemoterapiden bir gün önce heyecan, kaygı duyabilir; buna bağlı uyuyamama, ara ara uyanma durumu yaşanabilir. İlk tedavi uygulamasından sonra bu durum genelde düzelir.
Tedavi sürecinde zaman zaman endişe, yalnızlık, korku, kızgınlık, çökkünlük, öfke, hayal kırıklığı gibi duygular yaşanabilir. Duygularınızın değişkenlik göstermesi normaldir.

Öneriler

• Duygularınızı güvendiğiniz ve sizin seçtiğiniz kişilerle paylaşın. Bu paylaşım sizi rahatlatır.

• Özellikle gerginlik yaşadığınız durumlarda;

- Yavaş yavaş çiçek koklar gibi nefes alıp verin (Burundan nefes alın, ağızdan verin)

-  Sakinleştirici müzik dinleyin.

-  Yapabildiğiniz ölçüde açık havada yürüyün.

-  Sevdiğiniz uğraşılara odaklanın.

- Yoga, plates gibi sizi rahatlatacak aktivitelere katılın.

- Bir hobi edinin (Resim, müzik, elişi vb.)

- Destek gruplarına katılın. Bu gruplar sizin benzer sorunları olan diğer insanlardan destek almanızı sağlar. Duygularınızı paylaşma şansınız olur. Başka insanların tedavi sürecinde nasıl baş ettiğini öğrenebilirsiniz.

- Doktorunuzla veya hemşirenizle sizi endişelendiren, korkutan durumlar hakkında konuşun.

- Psikososyal Onkoloji Birimi'nden destek almaktan çekinmeyin.

Yan Etkiler ve Başa Çıkma Yolları Nelerdir?

Yan etkiler kemoterapinin neden olduğu sorunlardır. Bu tedaviye bağlı ortaya çıkan bazı yan etkiler:

• Halsizlik, Bulantı, Kusma

• Saç dökülmesi, Ağız yaraları, Ağrı

• İshal, Kabızlık

• Kan hücrelerinin sayısında azalma

Yan Etkiler Ne Kadar Sürer?

Yan etkiler kullanılan belli bir ilaca sizin vücudunuzun bireysel tepkisidir. Kemoterapi için çok fazla ilaç tek başına veya birlikte kullanılmaktadır. Bu nedenle bir hasta için belirli bir yan etkiye ilişkin tahminde bulunmak güçtür.

Daha önceden de belirtildiği gibi tedavinizde kullanılan ilaçlar tümörlü hücrelere zarar verirken vücudun normal hücrelerini de etkiler. Kemoterapiden en çok etkilenen normal vücut hücreleri kemik iliği, mide-barsak sistemi ve saç kökü hücreleri gibi en hızlı bölünen hücrelerdir. Bu nedenle en sık rastlanan yan etkiler bulantı, kusma,yorgunluk ve saç dökülmesidir.

Olabilecek yan etkiler konusunda doktor veya hemşireniz tarafından size bilgi verilecektir.
Şimdi kemoterapinin neden olabileceği yan etkilere değinilecektir. Unutulmaması gerekir ki herkes her yan etkiyle karşılaşmaz. Hangileriyle karşılaşacağınız kemoterapinin tipine, dozuna, şeker hastalığı, kalp hastalığı gibi diğer sağlık sorunlarının olup olmadığına bağlıdır.

Kemik iliğinin Etkilenmesine Bağlı; Enfeksiyon, Anemi / Yorgunluk, Kanama

Kemoterapi ilaçları kemik iliğini etkileyerek kan hücrelerinin yapımını azaltabilir. Kemik iliğinde kan hücreleri yani akyuvarlar (Beyaz küre), alyuvarlar (Kırmızı küre) ve trombositler üretilmektedir. Kemik iliğinde üretilen kan hücrelerinin sayısını kan testleri gösterir.

Kemoterapi alırken kan dolaşımındaki kan hücrelerinin sayısını öğrenmek için doktorunuz belli aralıklarla kan sayımı yaptırmanızı isteyecektir. Kan hücrelerinizin sayısının istenilen değerden düşük olması tedavinizin bir süre ertelenmesini veya ilaç dozunuzun azaltılmasını gerektirebilir.

Enfeksiyon

Kemik iliğinde üretilen beyaz kan hücreleri (Akyuvarlar) vücudunuzun mikroplara karşı savunmasında önemli rol oynarlar. Bu nedenle akyuvarların sayıca azalması enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Enfeksiyon belirtilerini takip etmek önemlidir. Ateşinizi günde en az1kez ya da doktorunuz veya hemşirenizin söylediği sıklıkta ölçün. En rahatı dijital bir termometre kullanmanız. Ateşiniz 38 °C veya daha yüksekse doktorunuz veya hemşirenizi arayın.

Enfeksiyon Varlığını Düşündüren Belirtiler

• Ateş

•Titreme ve üşüme hissi

• Yeni ortaya çıkan öksürük, balgam veya boğaz ağrısı

•idrar yaparken ağrı ve/veya yanma hissi

•Vajinal akıntı veya kaşıntı

•Günde üç defadan fazla sulu dışkılama

• Uçuk

• Herhangi bir yara, ostomi, kateter yerinde veya makatta şişlik, kızarıklık ya da hassasiyet

Yukarıdaki semptomlardan herhangi birisi varsa doktor ya da hemşirenizi zaman geçirmeden mutlaka haberdar ediniz.

Enfeksiyon oluşumunu önlemek için aşağıdaki önlemleri almanız son derece önemlidir:

• Sabun ve suyla sık sık ellerinizi yıkayın. Yemek yapmadan veya yemeden önce, tuvaletten, burun temizliğinden, öksürük, hapşırıktan ve hayvanlara dokunduktan sonra ellerinizi yıkamayı unutmayın.

•Tuvaletten sonra kendinizi silerken yumuşak ve dikkatli olun.

• Hasta insanlardan uzak durun. Bunlar nezle, grip, kızamık, suçiçeği geçirenler olabilir. Suçiçeği veya çocuk felci aşıları gibi “canlı virüs" aşıları olan çocuklardan 6 hafta süresince uzak durmalısınız.

• Kalabalıklardan uzak durun. Çok kişiyle bir arada bulunmamaya çalışın. Alışveriş ya da sinemaya gidecekseniz, marketlerin, sinemaların tenha olduğu zamanları seçin.

•Tırnak kenarlarını kesmeyin, yırtmayın. Jilet yerine traş makinesi kullanın. Makas, iğne, bıçak kullanırken özellikle yaralanmalara karşı dikkatli olun.

• Kateterinizin varsa etrafında enfeksiyon belirtilerini takip edin. Belirtiler akıntı, kızarıklık, şişlik ve ağrıdır. Kateterinizin etrafında gördüğünüz değişiklikleri doktorunuz veya hemşirenize haber verin.

• Ağız bakımınıza dikkat edin. Dişlerinizi yemeklerden sonra ve yatmadan önce fırçalayın. Çok yumuşak bir diş fırçası kullanın. Fırçalamadan önce kıllarını sıcak suya tutup daha da yumuşatabilirsiniz. Ticari ağız gargaralarını kullanmayın. Diş hekimine gitmeden öncedoktorunuzla görüşün.

• Sivilceleri sıkmayın, kaşımayın. Kuru, çatlamış cildi yumuşatmak ve iyileştirmek için nemlendirici losyon kullanın. Banyo ya da duştan sonra kurulanırken (sürtmeden) kurulanın. Banyoda kese kullanmayınız.

• Enfeksiyon kaynağı olabileceğinden odanızda canlı ve kuru çiçek, ev bitkileri, evcil hayvan bulundurulmamalı; varsa başka bir odaya almalısınız. Hayvan dışkısında büyük miktarda bakteri ve mantar bulunduğundan, dışkının bulaştığı alanlardan uzak durmalısınız.

• Doktorunuza sormadan grip aşısı ya da başka benzer aşı olmayın.

• Çiğ sebze ve meyveleri yemeden önce iyice yıkayın.

• Son kullanma tarihi geçmiş gıda ve içecekleri satın almayın.

• Pişirdiğiniz yemeği hemen yemeyecekseniz 2 saat içinde buzdolabına kaldırın ve 1 gün içerisinde tüketin. Pişirdikten sonra oda sıcaklığında bekletmeyin, yiyeceğiniz kadar olan bölümünü ısıtın.

• Et, tavuk, balık, yumurta gibi hayvansal gıdalan çok iyi pişirin.

• Süt, yoğurt, peynir gibi gıdaların mutlaka pastörize olanlarını tüketin.

Anemi / Yorgunluk

Alyuvarlar içerisinde bulunan hemoglobin bütün dokulara oksijen taşır. Alyuvarlar sayıca azaldığında oksijen taşıyan hemoglobin sayısı da azalacağı için halsizlik, yorgunluk, nefes darlığı, sıcağa tahammülsüzlük, göğüs ağrısı, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi “anemi” olarak adlandırılan kansızlık belirtileri görülür.

Anemiye bağlı halsizlik ve yorgunluk hissini azaltmak için;

  • Bolca dinlenmeye çalışarak enerjinizi koruyunuz. Kendinizi yorgun hissettiğinizde dinlenin. Gün içerisinde kısa aralıklarla uyumak veya gece erken yatmak yararlı olabilir.
  • Günlük aktivitelerinizi sınırlayınız; sizin için en önemli olanları yapınız.
  • Gereksinim duyduğunuzda yardım almaktan çekinmeyiniz.
  • Gün içinde kırmızı et, yumurta ve/veya kuru baklagil (Kurufasulye, nohut, mercimek vb.) tüketmeye özen gösteriniz.
  • Yeterli ve dengeli beslenmeye önem veriniz, öğünlerinizde özellikle demirin vücutta kullanımını artıran C vitamini içeren sebze ve meyveleri tüketiniz.
  • Otururken, sırt üstü yatarken aşamalı olarak ayağa kalkmanız baş dönmesi veya denge kaybını önleyecektir.

Doktorunuz veya hemşirenizi arayacağınız durumlar

  • Halsizlik düzeyinizin değişmesi veya günlük işlerinizi yapamaz hale gelmeniz,
  • Baş dönmesi, bayılacak gibi hissetme,
  • Nefes darlığı çekme,
  • Kalbinizin çok hızlı çarpması, çarpıntı hissetmeniz.

Kanama

Trombositler kanama olduğunda kanınızın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerdir. Kemoterapi trombosit sayısını azaltabilir. Bu durum eziklere morluklara (Herhangi bir şeye vurma, çarpma olmasa bile), burun ve ağız kanamalarına, cilt üzerinde döküntü şeklinde ince kırmızı noktalara neden olabilir.

Trombosit sayısı düşük olduğunda kanamayı önlemek için aşağıdaki önerilere uymanız çok önemlidir:

  • Doktor veya hemşirenize danışmadan aspirin ya da aspirin içeren ilaçları kesinlikle kullanmayınız.
  • Doktorunuzun onayını almadan alkol içeren içecekler almayınız.
  • İğne, makas ve bıçak gibi kesici aletleri kullanırken çok dikkatli olunuz.
  • Yemek pişirirken ya da ütü yaparken herhangi bir yerinizi yakmamaya dikkat ediniz. Mutfakta fırın veya ocaktan bir şey alırken kalın eldiven kullanınız.
  • Yaralanmaya neden olabilecek hareketlerden kaçınınız.
  • Eğer trombosit sayınız düşükse tıraş olurken ya da istenmeyen tüyleri alırken jilet, ağda veya epilatör kullanmayınız, yerine elektrikli traş makinası veya tüy dökücü krem tercih ediniz.
  • Vitamin, şifalı bitki, mineral, beslenme ürünleri, aspirin ve diğer reçetesiz ilaçları kullanmadan önce doktorunuz veya hemşirenizle görüşün.
  • Eğer kabızlık çekiyorsanız doktorunuza söyleyin.
  • Trombosit sayınız 50.000 mm3 altındaysa cinsel ilişkiden kaçınınız.

Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri varsa doktorunuz veya hemşirenizi arayın

  • Özellikle herhangi bir yere çarpmadığınız halde yara bere olması,
  • Cildinizde küçük kırmızı noktalar olması,
  • Kırmızı ya da pembe renkli idrar,
  • Siyah ya da kanlı dışkı,
  • Dişetlerinde ya da burunda kanama,
  • Adet döneminde aşırı kanama veya uzamış adet kanaması
  • Adet dönemi dışında kanama,
  • Baş ağrısı ya da görmede değişiklik,
  • Kolunuz ya da bacağınızda sıcaklık hissi,
  • Çok uykulu ya da sersem hissetme

Bulantı / Kusma

Kemoterapiye bağlı en önemli şikayetlerden biridir. Kullanılan ilaç türlerine, doza ve kişisel özelliklere göre kusma şiddeti ve süresi değişiktir. Bulantı ve kusma hiç oluşmayabileceği gibi çok şiddetli de olabilir.

Bulantı ve kusma genellikle kontrol altına alınabilir veya azaltılabilir. Doktorunuz bu yan etkilerin oluşmasını önlemek veya azaltmak için kemoterapi öncesinde bazı ilaçlar almanızı isteyebilir, ilaçların etkisi kişiye göre değişebilir. Bu yan etkileri rahatlatmak için birden fazla ilacı kullanmanız gerekebilir. Kesinlikle vazgeçmemeli, doktor ve hemşirenizle birlikte size en uygun ilaç veya yöntemleri bulmaya çalışmalısınız.

Alabileceğiniz Önlemler

  • Bulantı ve kusmanın her kemoterapi sonrası olacağı düşüncesine kapılmayın.
  • Kemoterapi sırasında kusma oluyorsa tedavi öncesi ve sonrası 1-2 saat bir şey yemeyin.
  • Sıcak yiyeceklerin kokusu bulantı hissini arttırabilir. Soğuk yiyecekler size daha uygun olabilir. Bu nedenle sandviç, peynir, tahıllar, tatlılar gibi oda sıcaklığında veya soğuk servis yapılabilen besinleri yemeyi tercih ediniz.
  • Bulantıyı azaltmak için sıvı ve yumuşak bir diyet uygulayın. Meyve suyu, nektarlar, açık çay,
    limonata, gibi sıvılar ile patates, meyve püresi, kraker, tost ve peynir gibi yiyecekler genellikle iyi olabilir. Ancak bu sıvılar hızlı içildiğinde midede dolgunluk hissi ve bunun sonucunda bulantı- kusmaya neden olabileceğinden sıvıları yavaşça yudumlayarak için;

-  Ağzınızda yara yoksa limon, turşu, katı şekerleme veya limonata gibi ekşi yiyecekleri deneyin ve kusma sonrası ağzınızı limon suyu ve su karışımı ile çalkalayın. Bulantı hissini arttırabileceğinden tatlı, yağlı, çok baharatlı ve ağır kokulu yiyeceklerden kaçının.

- Bulantı hissini başlatabilecek görüntü, ses veya kokulardan kaçının (Yemek kokusu, yemek yiyen kişiler vb.)

  • Bulantınız olduğunda yemek yapma konusunda başka birinden yardım almaya çalışın.
  • Yoğun bulantınız olduğunda sevdiğiniz yiyeceklerden kaçınmanız, daha sonra bu yiyeceğe karşı gelişebilecek tiksintinin önlenmesi açısından önemlidir.
  • Hoşlandığınız müzik, televizyon programları, elektronik oyunlar ve kitap okuma gibi uğraşılara yoğunlaşarak bulantı hissinizden uzaklaşmaya çalışın.
  • Müzikle birlikte derin nefes alıp-vererek kaslarınızı gevşek bırakıp, rahatlamayı; aşırı bulantı
    hissettiğiniz dönemlerde ise uyumayı deneyin.
  • Tolere edebildiğiniz oranda egzersiz yapabilir, kendinizi yorgun hissetmiyorsanız açık havada yürümeyi deneyebilirsiniz.
  • Düzenli bir ağız bakımı uygulamanız hem ağızda yara gelişmesini önleyecek hem de sizi rahatlatacaktır.
  • Doktorunuz veya hemşirenizin önerdiği şekilde antiemetik (bulantı giderici) ilacı yataktan kalkmadan alın ve 30 - 60 dk kadar dinlendikten sonra kahvaltınızı yapın, ilacı aldıktan sonra ilacın adını ve ne kadar sürede bulantınıza etki ettiğini kaydedin. Tüm bunlara rağmen bulantı- kusmanız devam ediyor ve 24 saat boyunca ağızdan hiç sıvı alamıyor iseniz, doktor veya hemşirenizi mutlaka arayınız.

İshal

ishal, başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere değişik nedenlere bağlı oluşan, sıklık olarak günde 3-4 kezden fazla, normal dışı, sulu dışkılamadır. Kemoterapi ince ve kalın bağırsak içini döşeyen sağlıklı hücrelere zarar verdiğinden ishale neden olabilir. ishalinizi kontrol altına almanıza yardımcı bazı öneriler:

  • Üç büyük öğün yerine 5-6 küçük öğün şeklinde, az ve sık olarak beslenin.
  • Yağlı, kızarmış, baharatlı veya çok tatlı yiyeceklerden kaçının. Kahve ve alkol tüketmeyin.
  • Yoğurt ve ayran tüketiminizi artırın.
  • Az yağlı olarak çorbalardan yayla ve pirinç-şehriye çorba, sebzelerden havuç ve patatesi pişmiş olarak tüketin.
  • ishal olduğunuzda kaybedilen sodyum, potasyum gibi mineralleri yerine koymak önemlidir. Potasyumdan zengin (muz, şeftali, patates), sodyumdan zengin (Yoğurt, ayran, peynir gibi) yiyecekleri tüketiniz. Süt bu dönemde ishalinizi artırabilir.
  • Kaybettiğiniz sıvıyı yerine koymak için, her tuvaletten sonra mutlaka bir büyük bardak su
    içiniz; elma suyu, açık çay gibi içecekleri de oda sıcaklığında ve ılık olarak gün içerisinde tüketin.
  • İshal ve ağrılarınızı artırabileceği için lifli yiyecekler yerine, beyaz ekmek, pirinç veya makarna, haşlama yumurta, haşlanmış patates, derişiz tavuk, hindi veya balıketi gibi az lifli yiyecekleri tercih ediniz.
  • İshaliniz 24 saatten fazla sürerse, ishalin yanında ağrı veya kramplar varsa, kötü koku ve renk değişikliği varsa doktorunuz veya hemşirenizi arayın.
  • Barsak hareketlerini yavaşlatmak için günlük aktivitelerinizi kısıtlayın. Rektal bölgenizde (Makatta) ağrı, kanama varsa veya hemoridiniz varsa doktorunuz veya hemşirenize haber verin.

Kabızlık

Kemoterapi ve ağrı ilaçları kabızlığa yol açabilir. Ayrıca kişi aktif değilse ve vaktinin önemli bir bölümünü oturarak ya da yatarak geçiriyorsa da olabilir. Kabızlık düşük lifli gıdalar yemek ve az sıvı almak yüzünden de olabilir. Bu durumla karşılaştığınızda doktorunuzun önerisi olmaksızın kendi kendinize laksatif veya müshil kullanmamalısınız. Öncelikle diyet ve egzersiz ile bu sorununuzu gidermeye çalışmalısınız:

• Her gün en az 8 bardak (1,5-2 İt) su ve diğer sıvılardan tüketiniz, ılık veya sıcak olarak içtiğinizde bağırsak hareketlerini artıracaktır.

• Lifli yiyecekler barsak hareketlerini uyaracağından; kepek, çavdar veya tam buğday içeren ekmek, taze sebze, fındık, mısır, taze ve kurutulmuş meyve ve bunlardan yapılmış kompostolar (erik, kayısı vb.) gibi liften zengin yiyecekleri gün içinde tüketiniz.

• Her gün aynı saatlerde yemek yemeyi ve tuvalete gitmeyi denemeniz; vücudunuzun sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur.

• Her gün hareket edin. Yürüyebilir, bisiklete binebilir, yoga yapabilirsiniz. Yürüyemiyorsanız sandalyede ya da yatarken yapabileceğiniz egzersizleri öğrenin. Doktorunuz veya hemşirenizle daha hareketli olmanın yollarını konuşun. Tüm bu önlemlere rağmen kabızlığınız devam ediyor ise rektal bölgenizde (makatta) ağrı, kanama varsa veya hemoridiniz varsa doktor veya hemşirenize danışın; öneriler doğrultusunda dışkı yumuşatıcı ilaçlar kullanabilirsiniz

Ağız; Diş Eti ve Boğaz Problemleri

Kemoterapi ilaçları ağız ve boğazda yara veya “mukozit” denilen ağız sorunlarının oluşumuna neden olabilir. Ağızda oluşan yaralar, ağrılı olmasının yanında enfeksiyon oluşumu için de büyük bir risk oluşturur. Aynı zamanda ağızda kuruluk ve tahriş nedeniyle kanama meydana gelebilir. Ağız yarası veya mukozit oluşumunu önlemede iyi bir ağız bakımı son derece önemlidir, iyi bir ağız bakımı için aşağıdaki önerilere titizlikle uyunuz:

• Her yemekten sonra ve yatmadan önce dişlerin yumuşak bir diş fırçasıyla fırçalanması gerekir (yumuşaklığı arttırabilmek için fırça, sıcak suya batırılabilir). Diş macunu olarak florid ve karbonat içeren ürünlerin kullanılması daha yararlıdır.

• Dişlerinizi fırçaladıktan sonra gargara yapınız. Bunun için aşağıdaki karışımlardan herhangi birini hazırlayıp kullanabilirsiniz. 500 cc kaynatılıp soğutulmuş suya bir çay kaşığı tuz katarak hazırladığınız bir karışımı veya
500 cc kaynatılıp soğutulmuş su içerisine iki silme çay kaşığı karbonat (Yemek sodası) ilave ederek hazırladığınız karışımı kullanabilirsiniz.

• Doktorunuzun önerisi dışında ticari gargaralar kullanmayınız.

• Günde en az dört kez (sabah, öğle, akşam yemeğinden sonra ve gece yatmadan önce)yukarıdaki karışımlardan herhangi birisini kullanarak ağız gargarası yapmalısınız.

• Dudakların uygun bir kremle nemli tutulmasına özen gösteriniz.

Takma Dişleriniz Varsa

• Dişlerinizi çıkarıp fırçaladıktan sonra takma dişlerinizi özel temizleme solüsyonunda birkaç dakika bekletiniz ve solüsyondan çıkardıktan sonra iyice durulayın.

• Damağınıza iyice oturmayan takma dişlerinizi kullanmayınız ve diş doktorunuza başvurun. Gece yatarken takma dişlerinizi çıkarmayı unutmayın.

• Ağzınızda yara varsa ne yediğinize dikkat edin.

• Soğuk ya da oda sıcaklığında olmak kaydıyla; yumuşak kıvamlı, çiğnemesi kolay yiyecekleri tercih ediniz. Çorbalar, püreler, yoğurt vb. gıdalar bu dönemde daha uygundur.  Yiyecekleri küçük lokmalar halinde, yavaş çiğneyerek yiyiniz ve arada su içerek, yumuşamasını sağlayın.

• Çok tuzlu, baharatlı, kum ve sert yiyecekler ile domates, portakal, limon gibi asitli gıdaları tüketmeyin.

• Alkol ve gazlı içeceklerden uzak durun.

• Yemekleri yumuşatmak için; domatessiz sos, et suları, yoğurt vb. kullanabilirsiniz.

• Pişmiş yemekleri blender yardımıyla püre haline getirerek tüketimini kolaylaştırabilirsiniz.

• Enfeksiyonu önlemek için blenderin tüm parçalarını kullanmadan önce ve sonra yıkayın.

• Ağız yaranız ağrılı ve yemek yemenizi engelliyorsa doktorunuza başvurunuz.

İştah Değişiklikleri

Kemoterapi ilaçları iştah azalmasına neden olabilir. Yeme isteğinin azalması kilo kaybına, bu da halsizlik ve yorgunluğa yol açabilir. Genel olarak kemoterapi süresince kilo kaybetmemeye çalışmalısınız.

Başa Çıkma Yolları

• Her gün 3 büyük öğün yerine 5-6 öğün şeklinde besleniniz, eneği ve protein içeriği yüksek gıdalar seçin.

• Kendinizi aç hissettiğiniz zaman değil, öğün saatiniz geldiğinde yemek yiyin.

• Sevdiğiniz yiyecekleri sadece ait oldukları öğünde değil gün içinde de tüketin. Örneğin kahvaltıda yediğiniz yiyecekleri gün içindeki diğer öğünlerde de yiyebilirsiniz.

• Proteinden zengin (peynir, süt, yoğurt, et ve sütlü tatlılar gibi) yiyecekleri tercih ediniz.

• Katı yiyecekler yemek istemiyorsanız; komposto, meyve suyu, zenginleştirilmiş çorbalar, muhallebi gibi az şekerli sütlü tatlılar daha rahat tüketebilirsiniz.

• Bazen tat alma duyusundaki değişiklikler nedeniyle kırmızı et yeme isteği kaybolabilir, bu dönemde değişik soslarla etlerinizi lezzetlendirmeyi deneyebilirsiniz.

• Plastik çatal kaşık kullanın. Bazı kemoterapi ilaçlan ağzınızda metal tat bırakır. Plastik çatal kaşıkla yemek metal tadım azaltmaya yardımcı olabilir. Yemeklerinizi cam kapta ve güveçte pişirmek de işe yarayabilir.

• Aktif bir şeyler yaparak iştahınızı artırın. Örneğin yemek öncesi kısa bir yürüyüş iştahınızı artırabilir. Ayrıca yemek öncesinde ve yemekte çok fazla sıvı alarak iştahınızı azaltmamaya dikkat edin.

• Doktorunuz, hemşireniz veya diyetisyeninizle konuşun. Sizden ilave vitamin ya da beslenme ürünü (örneğin yüksek proteinli içecekler) kullanmanızı isteyebilir. Bu önlemlere rağmen iştahsızlığınız devam ediyor ve kilo kaybediyorsanız vakit geçirmeden doktor veya hemşirenize danışmaksınız. Onkoloji Diyet Birimi'ne başvurabilirsiniz.

Ağrı

Bazı kemoterapi ilaçları veya hastalığın kendisi ağrılı yan etkilere neden olabilir. Ağrının varlığı, şiddeti hastalığınızın tipine, evresine ve ağrı eşiğinize bağlıdır. Ağrı genellikle tümörün kemiklere, sinirlere ya da vücut organlarına olan baskısı ile ortaya çıkar. Ayrıca tedavi ya da tanı amaçlı yapılan işlemler de (Kemik iliği biyopsisi gibi) ağrıya neden olabilir. Bazen de hastalığınızla ya da tedavi ile ilgisi olmayan başka bir nedenden dolayı (Baş ağrısı, kas incinmesi gibi) ağrınız olabilir.

Aileniz ve arkadaşlarınıza ağrınızı söyleyin. Ağrınızı bilmelerine gerek vardır, böylece size yardım edebilirler. Çok yorgun ya da şiddetli ağrı çekiyorsanız sizin için doktor veya hemşireyi arayabilirler.

Ağrı kontrolünde;

  • İlaçlarınızı belirlenen saatlere göre, düzenli bir şekilde alın.
  • İlaçlarınızın dozunu atlamayın. Ağrı hissetmeye başladığınız zaman ilacı almanız durumunda, ağrıyı kontrol etmek daha zorlaşır.
  • Asla başkalarının ilaçlarını almayın. Geçmişte size veya yakınlarınıza faydalı olmuş olan ilaçlar, şu an sizin için uygun olmayabilir.
  • Ağrı ilaçlarını sürekli ara vermeden kullanın, ilacınızın bitimine yakın, doktor ya da hemşirenizle haberleşerek reçetelenmesini ve/veya teminini sağlayın.
  • Derin nefes egzersizi, yoga ve diğer rahatlama yollarını deneyin. Bunlar kas gerilimini, endişeyi ve ağrıyı azaltabilir. Ağrınız olduğunda doktor ve hemşirenize söylemekten ya da ağrınızın nasıl kontrol altına alınabileceği hakkında soru sormaktan çekinmemelisiniz. Ağrınız devam ettiği halde doktorunuz başka bir seçenek önermiyorsa bu durumda ağrı uzmanını görmek istediğinizi söyleyebilir ya da doktorunuzun ağrı uzmanı ile görüşmesini isteyebilirsiniz. Ağrınız değişirse doktorunuz, hemşireniz veya ağrı uzmanınızı bilgilendirin.

Saç Dökülmesi

Bazı kemoterapi ilaçları geçici olarak kısmi veya tam saç kaybına neden olabilir. Saç dökülmesi kemoterapiyi aldıktan 2-3 hafta sonra başlayabilir. Kemoterapi bittikten 2-3 ay sonrasında saçlarınız geri uzayacaktır. Ancak saçın yapısında, renginde, stilinde bazı değişikliklerin ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır (Daha önceden düz olan saçlar tekrar çıktığında kıvırcık olabilir).

Saç kaybı yalnızca kafa derisinde olmaz, aynı zamanda vücudun diğer kısımlarındaki tüyler (Kaş, kirpik, koltuk altı, bacak ve pubik bölgedeki tüyler) de dökülebilir. Saç kaybını önlemek mümkün değildir. Saç kaybını önlemek ya da azaltmak için bazı yöntemler duyabilirsiniz (Buz şapkası veya turnike uygulaması gibi yöntemler ile saç derisine kan akımı azaltılarak kemoterapinin bu bölgeye ulaşmasını engellenir). Ancak verilen kemoterapinin kan yolu ile saç derisine de ulaşması istendiği için, günümüzde bu yöntemlerin kullanılması önerilmemektedir.

Başa çıkma yolları;

  • Saçınızı kısa kestirmeniz veya kazıtmanız saç dökülmesiyle daha kolay baş etmenizi sağlayabilir.
  • Kemoterapiye başlamadan önce veya saçlarınız tamamen dökülmeden önce size uygun peruk, bandana, bere, şapka veya eşarp temin edebilirsiniz.
  • Saçlarınızı bebek şampuanı veya proteinli bir şampuanla yıkayıp ardından saç kremi uygulayın. Fazla şampuan kullanımından kaçınmalı, saçlarınızı iyice durulamak ve nazikçe kurulamaksınız. Mümkünse elektrikli saç kurutma makinası kullanmadan saçlarınızı doğal şekilde kurutmaya çalışınız. Saç kurutma makinası kullanmanız gerekli ise sıcaklık düzeyini düşük ayarlayınız.
  • Saten yastık örtüsü kullanın. Üzerinde uyurken saten örtü pamuğa göre daha az tahriş edicidir.
  • Duygularınızı anlatın. Pek çok insan saçlarının dökülmesine kızar, sıkıntı duyar ya da utanır. Çok endişeli ya da bozulmuşsanız, bu duygularınızla ilgili bir doktor, hemşire, aile bireyi, yakın arkadaş veya kemoterapi nedeniyle saçı dökülen biriyle konuşmak isteyebilirsiniz.

Sinir Sistemi Değişiklikleri

Kemoterapi sinir sisteminizde hasara neden olabilir. Pek çok sinir sistemi problemi kemoterapi bittikten sonraki bir yıl içinde düzelir ama bazıları daha uzun sürebilir. Belirtiler şunları içerir:

  • El ve ayaklarda karıncalanma, yanma, zayıflık veya hissizlik
  • Normalden daha soğuk hissetmek
  • Yürürken ağrı
  • Zayıf, duyarlı, yorgun veya ağrıyan kaslar
  • Sakarlık ve denge kaybı
  • Cisimleri tutmada veya düğme iliklemede sıkıntı
  • Sallanma veya titreme
  • işitme kaybı
  • Kabızlık veya yanma gibi mide ağrısı
  • Halsizlik
  • Zihin karışıklığı ve hafıza problemleri
  • Baş dönmesi
  • Depresyon

Herhangi bir sinir sistemi değişikliğini fark ederseniz hemen doktorunuz veya hemşirenize haber verin. Bu problemleri olabildiğince çabuk tedavi etmek önemlidir.

  • Bıçak, makas ve diğer keskin ve tehlikeli eşyaları kullanırken dikkatli olun.
  • Düşmekten sakının. Yavaş yürüyün, merdivenlerde trabzandan tutunun ve banyo veya küvetine kaymaz banyo paspası koyun. Takılacağınız halı veya kablo olmamasına dikkat edin.
  • Her zaman lastik tabanlı spor ayakkabısı, tenis ayakkabısı veya kauçuk tabanlı ayakkabı giyin.
  • Banyo suyunuzu bir termometre ile kontrol edin. Yanmanızı engelleyecektir.
  • Yemek yaparken yanmamaya ve kendinizi kesmemeye özellikle dikkat edin.
  • Bahçede çalışırken, yemek yaparken ve bulaşık yıkarken eldiven giyin.
  • İhtiyaç hissettiğinizde dinlenin.
  • Yürürken baston ya da başka bir eşyayla kendinizi sağlama alın.
  • Hafıza problemleri, kafa karışıklığı veya sıkıntı hissederseniz doktorunuza veya hemşirenize haber verin.
  • İhtiyaç duyarsanız doktorunuzdan ağrı ilaçları isteyin.

Cilt ve Tırnak Değişiklikleri

Bazı kemoterapi ilaçları cildiniz ve tırnaklarınızdaki hızlı büyüyen hücrelere zarar verebilir. Bu değişikliklerin birçoğu kemoterapi bittiğinde normale dönecektir. Bununla birlikte büyük cilt değişiklikleri hemen tedavi edilmelidir.

Küçük Cilt Değişiklikleri

  • Kemoterapiyi aldığınızda damarlar daha koyu görünebilir.
  • Güneşe hassasiyet artar. Çok koyu tenlilerde bile görülebilir.
  • Tırnaklarınızda sararma, koyulaşma, mor lekeler, beyaz çizgiler ve çatlaklar olabilir. Bazı ilaçlara bağlı olarak tırnak yatağında bozulmayla birlikte tırnak kaybınız olabilir. Ancak tırnaklarınız yeniden oluşacaktır.

Büyük Cilt Değişiklikleri

  • Bazı kemoterapi ilaçları daha önce radyasyon alınan bölgedeki ciltte kızarıklık, kabarma, ağrı ve soyulma yapabilir.
  • Kemoterapi alırken ağrı, yanma olursa hemen hemşirenize haber verin. İlaç damar dışına sızmış olabilir.
  • Bazı cilt değişiklikleri sizin kemoterapiye alerjiniz olduğunu gösterir. Ani ve ciddi kaşıntı, döküntü, ürtiker ile birlikte ıslık çalar gibi nefes alma veya diğer nefes problemleri varsa hemen doktor veya hemşirenize haber veriniz.

Başa Çıkma Yolları

  • Ilık ve kısa duş yapın. Kese kullanmayınız.
  • Yumuşak, nemlendirici bir sabunla yıkanın.
  • Banyodan sonra kurulanırken sürtmeyiniz, dokunarak kurulanın.
  • Banyodan sonra cildiniz hala nemliyken krem veya losyon uygulayın. Bu işe yaramazsa doktorunuz veya hemşirenize söyleyin.
  • Alkol içeren parfüm, kolonya veya traş sonrası losyonu kullanmayın.
  • Kaliteli, hipoalerjenik, alkol içermeyen kozmetik ürünler kullanabilirsiniz.

Akne (Sivilce)

  • Yüzünüzü temiz ve kuru tutun. Sivilcelerinizi sıkmayın.
  • Doktorunuzun önerisine göre tıbbi krem veya sabun kullanabilirsiniz.

Güneşe Duyarlılık

  • Güneşin aktif olduğu saatlerde (Saat 10.00-16.00 arası) güneşten korunun.
  • Güneş koruma faktörü 30 veya daha yüksek olan güneş koruyucu krem kullanın.
  • Güneş koruma faktörü 15-20 faktör olan dudak balsamı kullanın.
  • Güneşe çıkarken açık renkli, uzun kollu ve pamuklu kıyafetler tercih edin. Geniş kenarlı şapka takın.
  • Solaryum kullanmayın.

Tırnak Problemleri

  • Bulaşık yıkarken, bahçede çalışırken ve evi temizlerken eldiven giyin.
  • Manikür ve pedikür yapmayın/yaptırmayın.
  • Tırnak etleri kızarık ve ağrılıysa doktorunuz veya hemşirenize haber verin.

Cinsel Değişiklikler ve Kısırlık

Kemoterapötik ilaçların bazıları kadın ve erkekte cinsel organ ve fonksiyonlarını etkileyebilir. Bu etkiler kullanılan ilaca, bireyin yaşına, cinsiyetine ve genel durumuna göre değişebilir.

Kadınların karşılaşabileceği sorunlar:

  • Menapoz belirtileri (henüz menapozda olmayanlarda);
  • Sıcak basması
  • Vajinal kuruluk
  • Sinirlilik
  • Düzensiz kanama veya kanama olmaması
  • Mesane ve vajina enfeksiyonları
  • Vajinal akıntı ve kaşıntı
  • Cinsel isteksizlik
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı

Erkeklerin karşılaşabileceği sorunlar:

  • Boşalma sorunu
  • Sertleşme sorunu
  • Cinsel isteksizlik

Öneriler

  • Cinsel ilişki esnasında mutlaka prezervatif (Kondom) kullanın.
  • Kemoterapi aldığınız sürece gebe kalmayın.
  • Trombosit sayınız 50.000 mm3 altında ise cinsel ilişkiden kaçının. Onun dışında cinsel yaşamınızda kısıtlama getirmenize gerek yok.

Diğer Yan Etkiler

Böbrek, idrar Yolları ve Mesane Değişiklikleri

Bazı kemoterapi ilaçları böbrek ve mesanedeki hücrelere zarar verir.

  • İdrar yapamamak, yanma ve ağrı
  • Sık idrara çıkmak
  • İdrar kaçırmak
  • İdrarda kan
  • Ateş
  • Titreme
  • Turuncu, kırmızı, yeşil veya koyu sarı veya keskin ilaç kokusu olan idrar.

Öneriler

• Doktor ve hemşirenizin önerisi doğrultusunda sıvı alın. Sıvılar mesane ve böbreğinizden kemoterapiyi hızla uzaklaştıracaktır.

• Kafein içeren içecekleri (Siyah çay, kahve ve bazı kola ürünleri) sınırlayın.

• Yukarıda listelenen problemlerden herhangi biri varsa doktorunuz veya hemşirenize haber verin.

Grip ve Benzeri Belirtiler

Bazı kemoterapi ilaçları grip benzeri belirtiler hissetmenize yol açar.

  • Kas ve eklem ağrıları
  • Ateş
  • Baş ağrısı
  • Titreme
  • Halsizlik
  • İştah kaybı
  • Bulantı

Bu belirtiler 1-3 gün arası sürebilir. Bir enfeksiyon veya hastalığın kendisi de bu belirtilere yol açabilir. Bu belirtileri doktorunuz veya hemşirenize haber verin.

Vücutta Sıvı Birikmesi

Kemoterapi, tedavinin neden olduğu hormon değişiklikleri veya hastalığınız yüzünden olabilir.
Yüzünüz, elleriniz, ayağınız veya karın bölgesinizde şişlik hissedebilirsiniz. Bazen sıvı birikimi akciğerler ve kalp etrafında olup, öksürük, nefes darlığı ve düzensiz kalp atımına neden olur.

Öneriler

• Tuz ve tuzlu gıdalardan sakının.

• Doktor veya hemşirenizin önerisine göre içtiğiniz sıvıları sınırlayın.

•  Her gün aynı saatte, aynı tartıyla kilo takibi yapın. Çabuk kilo alıyorsanız doktorunuz veya hemşirenize haber verin.

Göz Değişiklikleri

Bazı kemoterapi ilaçları gözlerde kuruluk, yanma, sulanma, kızarıklık, bulanık görme ve ışığa hassasiyete neden olabilir. Eğer bu şikâyetler varsa doktorunuza ve hemşirenize haber verin. Kemoterapi sırasında kontakt lens takıp takamayacağınızı doktorunuz veya hemşirenize sorun.

Beslenme

Tedavi süresince iyi, yeterli ve dengeli beslenmeniz önemlidir; çünkü yemek alışkanlıklarınız tedaviye bağlı olarak değişebilir. İyi beslenmenin yararları;

• Kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar

• Enerjinizi ve gücünüzü korumanıza yardımcı olur

• Ağırlığınızın ve vücudunuzdaki önemli depoların korunmasını sağlar

• Tedaviye bağlı yan etkileri daha az hissetmenizi sağlar

• Enfeksiyon olasılığını azaltır

• Mümkün olan en kısa sürede iyileşmenize yardımcı olur.

İyi beslenmek; vücudun normal işleyişini sağlayan besin öğelerinin (Protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral, su) yeterli ve dengeli olarak alınması ile mümkündür.

Besin Öğeleri

Proteinler

Hücrelerimizin çoğalması, yenilenmesi ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak için proteine ihtiyaç duyarız. Yeterli miktarda protein almazsak, vücudumuz kaslarımızı protein kaynağı olarak kullanır, bu da hastalıkların tekrarına ve enfeksiyonlara direncin azalmasına neden olur.

Hastalık süresince protein ihtiyacı artar. En önemli protein kaynakları et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir ve kuru baklagillerdir (Kurufasulye, nohut, mercimek vb.).

Yağlar

Yağlar beslenme açısından önemlidir; vücuda enerji sağlar, bazı vitaminler ise vücudumuzda kullanılmak için yağa ihtiyaç duyarlar. Başlıca yağ kaynakları zeytinyağı, ayçiçek, mısırözü gibi sıvı yağlar, tereyağ ile fındık, fıstık, badem gibi kuruyemişlerdir.

Karbonhidratlar

Vücudun ana enerji kaynaklarıdır, fiziksel aktivite ve organların çalışması için gerekli olan enerjiyi sağlarlar. En önemli kaynakları olarak ekmek, sebzeler, meyveler, buğday, mısır,, makama, pirinç, bulgur ve bunlardan yapılan çorbalar sayılabilir.

Vitamin ve Mineraller

Vücudumuzun düzenli çalışması için çeşitli miktarlarda vitamin ve minerallere gereksinim vardır. Çoğunlukla yiyeceklerin içinde doğal olarak bulunurlar. Enerji ve protein açısından yeterli ve dengeli besleniyorsanız, vitamin ve mineral gereksiniminizi de karşılıyorsunuz demektir. Ancak tedavi sırasında beslenmeniz yetersiz kalırsa, doktorunuz tarafından vitamin-mineral desteği kullanımı önerilebilir.

Su ve Sıvılar

Su vücudumuz için önemlidir, bütün hücreler çalışmak için suya ihtiyaç duyarlar. Eğer yeteri kadar sıvı almamışsak veya kusma ve ishal gibi nedenlerle sıvı kaybı olursa; vücudumuzdaki vitamin-mineral dengesi bozulur. Bu durum canlılar için tehlikelidir.

Herhangi bir kısıtlama yoksa, günde yaklaşık 8 bardak su, sizin ihtiyacınızı karşılar, yiyeceklerin içinde de çeşitli miktarlarda su bulunur. Kusma, ishal şikâyetiniz varsa daha fazla sıvı tüketmeniz gerekebilir. Günlük içilen suyun yanısıra; çay, meyve suyu, ayran, yoğurt, süt, çorba gibi sıvıların da tüketilmesi, ihtiyacınızı karşılama açısından önemlidir.

Besin gereksinimleri kişiye göre değişir. Tedavi nedeniyle yaşadığınız iştahsızlık, bulantı, kusma, tat alma duyusunda kayıp- değişiklik, ağızda yara, hazımsızlık, gaz, ishal ya da kabızlık gibi şikayetler beslenmenizi olumsuz yönde etkileyebilir. Bu konuda sorun yaşarsanız diyetisyeninizle iletişime geçmeniz gerekebilir. İlaç, diyet değişikliği ya da besin desteği gibi bazı önerilerle bu tür yan etkiler kontrol altına alınabilir.

Kaynaklar
1. American Cancer Society, Nutrition for the Person with Cancer, American Cancer Society, Inc., 2000

2. Beck SL. Mucotitis. In: Yarbro CH, Frogge MH, Goodman M (eds): Cancer Symptom Management (2nd ed). Sudbury: Jones and Bartlett, 1999

3. Cancer Chemotherapy Guidelines and Recommendations for Practice, Oncology Nursing Society, 1999

4. Dodd MJ. Managing the Side Effects of Chemotherapy and Radiation. Prentice Hall Press, New York, 1991

5.National Cancer Institute, Chemotherapy and You, (3M Edition) NIH Pblication No.92-1136, December 1991

6. Wickham R. Nausea and Vomiting. In: Yarbro CH, Frogge MH, Goodman M (eds): Cancer Symptom Management (2”1ed). Sudbury: Jones and Bartlett, 1999

7. Yasko JM. Nursing Management of Symptoms Associated With Chemotherapy (4*’ed). Pharmacia&Upjohn, 1999.

8. Bloch AS, Grand B, Hamilton KK, Thomson CA et al. American Cancer Society Complete Guide to Nutrition for Cancer Survivors: Eating Well, Staying Well During and After Cancer. Atlanta, Ga:American Cancer Society, 2010

9. Nutrition for the Person With Cancer During Treatment: A Guide for Patients and Families, Ga American Cancer Society 2015

10. Chemotherapy and You: Support for People With Cancer; National Cancer Institute, June 2011

Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü)

Açlık ve tokluk kan şekerinizi ölçmeniz, tedavinizi izlemenizin bir bölümüdür ve diyabetin kontrol altına alınması açısından çok önemli bir unsurdur.

Devamını oku...

Radyoterapi Nedir?

Yüksek enerjili ışınları kullanarak hastalıkların tedavi edilmesine radyoterapi adı verilmektedir. Radyoterapi, ışın ya da şua tedavisi olarak da bilinmektedir. Radyasyon onkolojisinde kullanılan radyasyon, iyonizan radyasyondur, iyonizan radyasyon, atomdan elektron sökerek atomun iyonlaşmasına ve iyonizasyonu takip eden biyolojik olaylar zinciri ile hücrelerin hasar görmesine neden olan radyasyon türüdür, ilk olarak bu enerji vücut içerisindeki hastalıkları tespit etmede kullanılmıştır.

Devamını oku...

Kist hidatik, halk arasında “kediden, köpekten geçen kistik hastalık” diye tabir edilen ve “ekinokokkus granülozus” adında bir parazitin yol açtığı hastalıktır.

Devamını oku...

İyi bir uyku; fiziksel, ruhsal tamir ve yenilenmemiz için gerekli bir süreçtir. Bu yenilenme sağlanmadığında fiziksel belirtilerin yanında ruhsal olarak isteksizlik, motivasyon kaybı, sinirlilik, dikkat ve bellek bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Dünyada erişkinlerin yüzde 10-13'ü, hayatlarını ileri derecede etkileyecek düzeyde uykusuzluk tanısı alıyor.

Devamını oku...

Kapsül endoskopi tüm ince bağırsağı ve bazı durumlarda kaim bağırsağı, hastaya bir sıkıntı vermeksizin görüntülememizi sağlayan bir yöntemdir. İlk olarak 2001yılında Amerika’da onay aldıktan sonra birçok ülkede yaygın kullanımı başlamıştır.

Devamını oku...

Böbrek taşları yıllar boyu hiçbir şikayete açmayabileceği gibi oldukça ağır ve durumlara da yol açabilir. En sık karşılaşılan şikayet yan (böğür) ağrısıdır. Bu ağrı hafif olabileceği gibi oldukça şiddetli vasıfta da oluşabilir. Bir diğer şikayet idrarda gözle görülen veya mikroskobik olarak tespit edilen kanamadır.

Devamını oku...

Anestezik ilaçlara karşı alerji olup olmadığını gösteren bir test var mıdır?

Sadece anestezi ilaçlarına karşı alerjiyi tespit edebilecek rutin uygulanan bir test yöntemi henüz yoktur.

Devamını oku...
loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top